Sevgi …
Yalniz bir adam, bir gün bir koza bulur. Kozanin içinde küçük bir
tirtil vardir. Adam çok sever bu tirtili, onunla tüm yalnizligini, tüm sevgisini
paylasir. Gel zaman git zaman tirtil büyür, güzel bir kelebek olur.
Adam,kelebegine hayran… Birakamaz bir türlü…
Aslinda kelebegin aklinda daglar, kirlar, çiçekler vardir da; kiyamaz bir türlü adama ve
sevgisine, yalniz birakamaz O u….
Üç günlük ömrünü sevildigi ve sevdigi yerde geçirmeyi arzulamaktadir yüregi…
Ama adam da bilir ki; “Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir….”
Kelebegine son kez bakar ve onu saliverir özgürlügüne, . kirlarina, çiçeklerine dogru…
Kelebek mutlu olmasina mutlu olur ama hiç bir meltem, hiç bir çiçek
yapragi adamin avucunun sicakligi andirmaz…
Aklinda adam, o çiçek senin bu
çiçek
benim dolasir saatlerce….
Adam kelebege sevdali, bakip durur bosluga…
Kelebek ise hala konacak sicak bir avuç aramakta…
Kelebek sunu anlamistir;
BAZEN AIT OLDUGUMUZ YER, SICAK BIR AVUÇTUR BILIRIZ AMA O YERIN BIZE AIT OLMA IHTIMALI BIR HIÇTIR…
Adam da sunu idrak etmistir;
HIÇ BIR SEVDAYI YALNIZCA SEVGIYLE YASATAMAZSINIZ…
O günden sonra kelebek, adama duydugu özlemi gömecek bir dag aramaya
baslar,
ama gücü tükenene dek arayis da bulamayinca anlar ki;
HIÇ BIR DAG, BIR
ÖZLEMI GÖMEBILECEGI KADAR BÜYÜK DEGILDIR…
Adam ise sevdasini koyar simsicak avuçlarina, kelebegin yerine……
Herkes bir seyler yasar. Iyi ya da kötü, dogru ya da yanlis…
Yasadiklarindan ders çikararak hayatina bir yol verir. Ayni zamanda düsüncelerine de… Birak SEVGI seni bulsun…
Kederli Kiz Ariane
Ariane, kiyilarinda dalgalarin kudurdugu, Naksos adasinda yasiyordu… Asktan nasibini alamamis kederli kiz Ariane, sevgilisi Theseus tarafindan terkedilmisti.
Bu aciyla aglayip sizliyor, Theseusa beddualar ediyordu. Bazen kiyida kumlar üzerine uzaniyor, kumlari gözyaslari ile islatiyordu. Bazen de denize hakim yüksek bir kayaya çikiyor ve Theseusu götüren mavi geminin uzaklarda kaybolusunu tahayyül ederek, ayrilik gününü içi yanarak aniyor ve bagiriyordu:
-”Theseus! Duygusuz, tas gibi bir yüregin var! Seni hangi disi aslan dünyaya getirdi? Senin yaninda ne kadar mesuttum. Her seye boyun egen bir köle gibi sana hizmet etmedim mi? Senin yorgun ayaklarini yikayan ben degil miydim? Yataginin üzerine erguvan renkli örtüyü kim yayiyordu? Beni bu issiz adada birakip gidecegine, babamin evine götürseydin. Bundan sonra ben ne yapabilirim? Benim kederimi kim dagitacak, bana kim ümit ve teselli getirecek? Kiyilarinda azgin dalgalarin gürültüler çikararak parçalandigi bu adada ben nasil yasayabilirim? Derin ve korkunç deniz beni babamdan ve tanidiklarimdan ayiriyor. Hayatimin ilk baharinda, bu kayalik, issiz adada terkedilmis bir halde ölecek miyim?”
Bir gün, gönlünde sayisiz kederlerin dolup tastigi güzel saçli bakire, bitkin bir halde kiyiya uzanmis ve kendinden geçmisti. Iste tam bu sirada rüzgarda uçusan sari saçlari ile esrarengiz bir delikanli, Naksos adasina çikti.
Karaya ayagini basar basmaz, bu issiz adanin güzel kizi genç Arianei uykunun kollari arasinda gördü.
Esrarengiz delikanli, sonsuzlugun ve yalnizligin krali idi. Uzayin uzanip giden bos sesizligine hükmediyordu. Bütün bunlara ragmen yasamdan mesut olmasini biliyordu. Genç kralin gönüllerden kederi kovan, muztariplere nese ve teselli getiren bir tabiati vardi.
Güzel Arianee baktiginda kalbi heyecanla çarpti, iri gözleri ile onun uyuyusunu, bu güzel manzarayi doya doya seyretti…
Zavalli Ariane bir kayanin oyuguna uzanmisti. Uzun saçli basini sol kolunun üstüne koymus, sag kolu da ilahi çehresinin parlak ve tatli güzelligini çerçeveliyordu.
Uyandiginda genç kral ona yaklasti: -”Güzel peri kizi”, dedi. “Sen sanli bir kralin sevgilisi olmayi hak etmeden evvel Theseusun ümitsiz asigi idin. Ilkbaharin nesesiyle canlanmadan önce kis sogugu ile uzun zaman uyumustun.”
Böyle söylerken Kral, elindeki taci, hosuna giden bu güzel kizin dalgalanan saçlari üzerine koydu. Fakat bu parlak taç, Arianein alnina dokunur dokunmaz; uzadi, göklere kadar yükseldi. Üzerinde . bulunan kiymetli taslarin, cevherlerin her biri, gökyüzünde birer yildiz oldu. Kralin Kraliçesini bulmasinin ve birlesmelerinin hatirasini ebedi olarak saklamak için bu yildizlar taci, gökyüzünde çakili kaldi. Artik Genç Kralin sonsuzlugu ve uzayin karanligi yildizlarla cümbüslenmisti.
Arianein iffeti, yalnizligi ve kalbinin hüznü ona günün birinde sonsuz mutlulugu getirmisti. Bunun . için binlerce yildir yildizlar onlara bakmasini bilen mutlu insanlara göz kirparlar……
“EN OLMAYACAK YERDE,
EN OLMAYACAK ZAMANDA
EN OLMAYACAK OLAY,
HER ZAMAN VE HER YERDE OLABILIR.”
Rüya Tadinda
Ege de bir efsane vardir; ” Hilal in gözüktügü ilk gece, yildizlarin altinda denize dileginizi iletirseniz, deniz size mutlaka geri döner ve dileginizi yerine getirir… ”
Gülay, iskelenin ucuna dogru yürümeye basladi. Günes, batmaya hazirlaniyordu ve deniz oldukça dalgaliydi. Dalgalar zaman zaman iskeleyi asip, ayak bileklerini islatiyordu. Yavas ve donuk gözlerle, iskelenin ucuna kadar yürüdü ve durdu. Yavas hareketlerle oturarak ayaklarini denize birakti. Bacaklari islaniyor, arada bir gelen dalgalarla da baldirlarina kadar islaniyordu. Gözlerini kisarak ufuga bakti. Turuncu ve kirmizinin karisimindan olusan karisim, hafif hafif karanlik maviye karisiyor ve bulutlarin arasindan karsidaki adalar gözüküyordu. Gökyüzünde bulutlar simetrik bir . sekilde duruyorlar ve çok hafif bir sekilde ilerliyorlardi
Gülay bir Istanbul çocuguydu. Genç yasta asik olmus, okudugu üniversiteyi sevdigi adamla evlenmek için birakmisti. Çok kisa bir zamanda hazirliklarini tamamlamislar ve sade bir dügünle evlenmislerdi. Evliliklerinde, kimsenin çözemedigi bir mutluluk sirri vardi. Onlar hiç tartismaz, kavga etmez ve daima . iyi geçinirlerdi. Herkes bunu kötüye yorsa bile, onlar böylesine mutlu ve huzurlu iki sene geçirmisler, ikibin sene daha geçirmeye yetecek kadar da yanlarinda sevgi biriktirmislerdi. Mutluluk sirlari esinin trafik kazasinda hayatini kaybetmesiyle son buldu. Gülay, adeta yikilmis ve erimisti. Kazadan aylar sonra bile halen esinin eve dönecegini düsünür, her aksam . onu karsilamak için en güzel kiyafetlerini giyerdi. Gece oldugu halde halen esi eve gelmeyince, sinir krizleri geçirir, aglayarak sabahi bulurdu. Ailesi bir süre sonra Gülay i yanina almisti. Daha sonralari iyice içine kapanan genç kadin, zamanla insanlarla konusmayi bile birakmis ve sadece dalgin dalgin düsünür olmustu. Böyle zor geçen 1 senenin ardindan Gülay psikolojik tedavi görmeye baslamis ve ilaçlarla yasamaya alismisti. Ilaçlar onu bol bol uyutuyordu. Uyandigi zamanlarda karnini doyuruyor, esine mektuplar yaziyor ve aksamlari erken saatlerde tekrar uykuya daliyordu. Bir süre sonra uyku ilaçlarinin müptelasi olan genç kadin, doktor tavsiyesiyle, ailesi ile birlikte Çanakkale ye tasindi. Evleri Çanakkale yolu üzerinde bir köyün biraz uzagindaydi. Evlerinin hemen arkasinda yükselen yüksek daglar agaçlarla kapliydi. Evlerinin hemen önünde ufak bir bahçeleri ve deniz balkonlari vardi. Bahçenin önünde taslikla kapli bir sahil ve hemen ilerisinde deniz vardi. Gülay denize girmeyi çok sevmesine ragmen, buraya tasindiklarindan beri hiç denize girmemisti. Gündüzleri bahçedeki çiçekler ve agaçlar ile ugrasiyor, ailesinin sohbetlerini dinliyor ve aksamlari deniz balkonlarinda esine mektuplar yaziyordu.
Ayaklarina gelen suyun soguklugu ile irkildi. Hava iyice kararmaya yüz tutmus ve az önceki o güzel renk karisimi, yerini sise birakmisti. Deniz biraz daha durgunlasmis ve dalgalar yerini ufak çirpintilara birakmisti. Burada her insan mutlulugu tadabilirdi çünkü doganin güzelliklerini her saat görebilirdiniz. Sabahlari adeta bir havuz gibi sakin olan denizde yürüyerek bile baliklari seyredebilir, aksamlari çikan rüzgarlar ile ruhunuzun en derinliklerinde yolculuklara çikabilirdiniz. Fakat bunlar genç kadini mutlu etmeye yetmiyordu. O, esinin ölümüyle birlikte sanki bir yarisinida kaybetmisti. Gördügü her güzelligi ve tadina baktigi her mutlulugu onunla paylasmadigi sürece, ne anlami vardi bu güzelliklerin ? Içi her zamanki gibi, kara bulutlarla kaplanmisti. Ufukta görebildigi son noktayi seçmeye çalisiyor ve amansiz bir sekilde içinin yandigini hissediyordu. Bu acimasiz olay neden onun basina gelmisti ? Devamli mutlulugunun neden ve kimin tarafindan kiskanilip, yok edildigini düsünüyor fakat bir . türlü düsüncelerini bir yere baglayamiyordu. Esini her düsünüsünde, ona bir daha dokunamayacagini, bir daha öpemeyecegini ve bir daha asla onun kokusunu koklayamayacagini farkediyor ve bu düsünce yüregini sikiyordu. Kurtulmak için çirpinsa bile kurtulamiyor, çevresinde ki herseyin bir çaresizlik çemberiyle sarildigini hissediyordu. Her gece uyurken, rüyasinda esi ile bulusacagini düsünüyor ve bu düsünce onun karanliklarinda, sicak ve parlak bir isik olusturuyordu. Bu ümitle uykuya daliyor, fakat bir türlü esini rüyasinda göremiyordu.
Rüyasinda onu görebilmek için bir çok yol denemis fakat hiç birinde basarili olamamisti. Bu onu gitgide dahada ruhunun derinliklerine götürüyor, saatlerce bos bos düsünmekten baska birsey yapmiyordu. Ailesi bu duruma çok fazla üzülüyor, biricik kizlarinin tekrar eski haline gelmesi için ellerinden geleni yapiyorlardi. Lakin hiç biri genç kadinin yüzünü güldürmüyordu, o sanki intihar etmeyi gururuna yediremediginden dolayi sadece yasamini sürdüren biri haline gelmisti. Bu durumdan nasil ve ne zaman çikacagini hiç kimse bilmiyor fakat bunun böyle sürüp gidemeyecegini tahmin ediyorlardi. Buraya geldiklerinden beri ilaçlarini da kullanmiyordu. Ailesi, onu ilaç kullandigi zamanlardan daha iyi görüyordu. Çünkü kizlari ilaç kullanirken devamli uyuyor, söylenen hiç birseyi anlamiyor ve daima hasta gibi oluyordu. Oysa simdi, sabah erken kalkiyor, bahçeyle ugrasiyor, deniz kenarinda oturuyor ve alisagelmis mektuplarini yaziyordu. Onlar için bu bile, oldukça . iyi bir gelismeydi.
Gülay iskeleden kalkti ve eve dogru yürümeye basladi. Sahilde ki taslardan dolayi düzgün yürüyemiyor ve yalpaliyordu. Çocuklugundan beri buraya gelip gittiklerinden, denize dair olan tüm hikayeleri bilirdi. Yarin ay hilal seklini alacakti ve genç kadin bir dilek dileyecekti. Eve ulastiginda aksam yemegi hazirlanmisti. Sessiz bir sekilde yemegini yedi ve odasina çekildi. Yarin için içi umutla dolmustu. Kimbilir belki gerçekten deniz ona geri döner ve istegini yerine getirirdi. Bu düsüncelerin verdigi garip bir huzurla uykuya daldi.
Sabah uyandiginda henüz günes yeni doguyordu. Uzun zamandir yaptigi gevsek hareketlerin tersine, büyük bir çeviklikle yatagindan siçradi. Üzerini degistirip yatagini ve odasini topladi. Kahvaltisini yaptiktan sonra her zamanki gibi bahçedeki çiçeklerle ilgilenmeye basladi. Çiçeklerin hepsi bugün daha bir canliydilar. Gülümsemeyi unutan yüzü ile onlara gülümsedi ve her biriyle tek tek ilgilenmeye basladi. Diplerini temizliyor, sularini veriyor ve hepsine birer öpücük konduruyordu. Gülay i balkondan izleyen annesi ve babasi birbirlerine sarildilar. Onu böyle görmek onlari çok mutlu etmisti. Aksama dogru genç kadin deniz balkonuna gitti ve büyük bir titizlikle kagidi önüne yerlestirip, kalemini çantasindan çikardi. Yazacagi her kelimeyi özenle seçmeliydi. Düsüncelerini netlestirdi ve yazisina basladi ;
” Sevgili Deniz,
Bilirsin, çocuklugumdan beri devamli seninleyim. . Tatil için geldigimiz zamanlarda saatlerce seninle dans eder, Istanbul a döndügümüzde devamli seni izlerdim. Sen kimi zaman durgun, kimi zaman neseli olurdun. Hep bunu çözmeye çalistim ve artik çözdügümü saniyorum. Sanirim sen aya asiksin deniz. Ne zaman ay çiksa, onun isiklarini alip, binlerce yakutmus gibi yansitiyorsun. Rüzgar ile konusuyor, kiyi ile oyunlar oynuyorsun. Aksamlari kimseye içini göstermiyor, adeta içine bakmaya çalisan olursa, sendeki aski göreceklermis gibi kendini sakliyorsun. Fakat sabahlari ayin yerini günese birakmasiyla birlikte durgunlasiyor, kendini unutuyorsun. Aksama kadar böyle zaman geçirip, aksam kendini aya hazirliyorsun. Kimi zamanlar rüzgar siddetleniyor ve bulutlar ayi kapatiyor. Böyle zamanlarda, sevdigini göremedigin için oldukça sinirleniyor ve içinde ne bulursan darmadagin ediyorsun. Ben senin öfkeni kiyilara vurdugun tekmelerden bile anliyorum denizim. Inan bana, belki de seni benden iyi anlayacak kimse yoktur…
Söyle bana denizim, bir gün ayin hiç bir zaman dogmayacagini anlasan ne yapardin ? Bir daha hiç yakamozlar olusturamayacagini, onunla olan . sevginizin içinde olmasina ragmen onu asla göremeyecegini bilsen ne düsünür, ne hissederdin ? Eminim ki öfkeyle buralari yikardin ve bir daha hiç yüzün gülmezdi. Iste sevdigini kaybetmek böyle birsey denizim. Sen ayini asla kaybetmeyeceksin ama ben günesimi kaybettim. Onu her düsündügümde içim agliyor, yasam duruyor. Hiç bir sey yapmak istemiyorum. Bedenimi yirtmak ve gökyüzüne yükselmek, her neredeyse onu bulmak istiyorum. Lakin hiç bir sekilde onu tekrar göremiyor ve ona tekrar sarilamiyorum. Anlattiklarimi her gün az çok gözlerimden anladigini farzediyorum. Bu yüzden sana yazmaya ve senden yardim istemeye karar verdim denizim. Hilal in göründügü ve senin en sevinçli oldugun bugün senden bir dilegim olacak. Beni sevdigime kavustur denizim. Bir defaligina bile olsa onu görmek istiyorum. Beni aydinlatan, nesemi yerine getiren ve zamanla hayatimin anlami olmus o gülümseyisini görmek istiyorum. Artik buralarda daha fazla onsuz kalmak istemiyorum. Ne olur denizim, beni onunla bulustur. Onu görmeme ve bir defacik dahi olsa sarilmama araci ol. Beni anlayacagini umud ediyor ve bana dilegim ile ilgili geri dönmeni bekliyorum.. ”
Gülay, mektubunu dikkatle katladi ve gögsüne yerlestirdi. Aksam yemegini yedikten sonra iskeleye çikarak bir süre karanlikta hiç bir isigin meydana getiremeyecegi o güzel yakamozu izledi. Ardindan yasli gözlerle dilegini denize birakti ve gözlerini kapatti. . Sanki deniz dilegini hemen yerine getirecek gibi hissediyordu. Sanki gözlerini açsa, sevdigini karsisinda görecek ve bu dogaüstü olaya deniz neden olacakti. Yavasça gözlerini açti ama sevdigini göremedi. Gözlerinden bir kaç damla yas, denize damladi. Genç kadin büyük bir hüzünle yürüyerek evine gitti ve kimsenin yüzüne dahi bakmadan odasina kapandi. Agladi, . agladi, agladi.. Hayat, yasanilabilecek bir olgu olmaktan çikmis ve adeta bir çileye dönüsmüstü. Buna daha fazla sabredemiyordu. Fakat aksi yöndede yapabilecek hiç birseyi yoktu. Kalbi daraliyor ve nefes almasi zorlasiyordu. Derin derin nefes alarak kendine gelmeye çalisti fakat her nefes alisinda gögsü sizliyor adeta nefes alirken bedeni yirtiniyordu. Hiriltilar çikarmaya . basladi. Hizli hizli öksürdü ve bir süre sonra kendine geldi. Oldukça halsiz kalmisti, yatagina uzandi gözlerini kapatti.
Gece uykusunda bir rüzgar hissetti. Galiba balkon kapisini açik unutmustu. Ama kalkip kapatabilecek hali de yoktu. Rüzgar ayaklarindan beline dogru ilerledi ve gögsünden basina kadar inanilmaz bir yumusaklikla esip gitti. Gülay, . rüzgar ile birlikte muhtesem bir huzur duygusuna sarinmisti. Gözlerini açti. Gördüklerine inanamayip, gözlerini tekrar kapatip açti. Denizin ortasindaydi. Sahilden bir hayli uzakta olmasina ragmen evlerini zar zor görebiliyordu. Denizde yürüyebiliyor ve kosabiliyordu. Büyük bir sevinçle ordan oraya kosup durdu, kendince rüyasinin tadini çikartiyordu. ” Gülay… ” Duydugu sesle irkildi. Ses tam arkasindan geliyordu ve yillardir hasret kaldigi bir sesti. Hizla arkasini döndü. Kocasi yüzünde o bilindik gülümsemesiyle kendisine bakiyordu. Hiç birsey diyemeden, hasretle kocasina sarildi. Iste dilegi gerçek olmustu, onca zamandir basaramadigi seyi deniz basarmisti. Kocasinin kollarindan ayrilmadan tüm gücüyle onu sikti. Kokusunu öylesine özlemisti ki, yillarca böyle durabilirdi. ” Ah seni öyle özledim, öyle bekledim ki.. ” Esi yanit vermeden onun yüzüne bakti. Gözlerinde hafif bir keder vardi. Genç kadin, gayet iyi tanidigi kocasinin yüzündeki gülümsemesinin ardina saklanmis, gözlerindeki kederi hemen farketmis ve onunda yillardir kendisini özledigini düsünmüstü. Onu görmenin verdigi sevinçle hiç birsey düsünemiyordu. Kocasina tekrar sarildi, onu tekrar kokladi. Hiç uyanmak istemiyor, kalan tüm yasami boyunca bu rüyanin devam etmesini istiyordu. Yillarin verdigi özlem ve hasretle saatlerce konustular. Birbirlerini ne kadar özlediklerini, birisinin olmadigi yasamda digerinin eksikliginin nasil hissedildigini anlatip durdular. Her ikiside heyecanli ve sevinçliydi. Bir o kadarda hüzünlüydüler. Genç kadin günes ufuktan yavas yavas dogarken, . gözlerini bakmaya doyamadigi kocasindan alarak denize çevirdi ve aglamaya basladi. Kocasi ” Aglama.. ” dedi. Aglamamasi imkansizdi, birazdan uyanacak ve bu güzel gece sona erecekti. Bir ay boyunca yine kocasina hasret kalacakti. Ona hizli hizli yine mektup yazacagini, hiç durmayacagini, her ay hilali sabirsizlikla bekleyecegini söyledi. Kocasi elleriyle karisinin agzini . kapatti. Gözlerinde garip bir bakis vardi. Gülay i öptü. ” Gitme desem de, gideceksin, fakat döneceginde unutma, burada seni bekliyor olacagim.. ” dedi. Günes dogmustu, gülay artik uyanmasi gerektigini ve uyanmazsa ailesinin endiseleneceginden, onu zorla uyandiracaklarindan, bu güzel rüyanin sarsintilarla bitmesini istemediginden bahsetti. Ona son defa sarilarak, denizin üzerinden yürümeye basladi. Evine dogru yaklastikça yüregi sizliyordu. Ara ara arkasina bakiyor ve kocasinin orada bekledigini görmek içine tarifi imkansiz bir huzur veriyordu. Gözyaslari içerisinde sahile çikti ve evlerinin önündeki kalabaligi farketti. Biraz daha yaklasinca, kulaklari annesinin feryatlariyla çinladi..
” Gülay, Gülaaay, Gülaaaay…. “
Birakipta Gidene
Burnu bir karis havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdigimde.
Hele hele benim askimi yerden yere vurup, nasil kirmisti kalbimi zalim.
Dudaklarindan dökülen aci sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadim.
Ne tebessümdü o, zehirden beter.
Her olayda içim paramparça, gözlerim aglamaktan kipkirmizi olurdu.
Yorgun düserdim . onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden.
Pismanliktan kendime lanetler eder,
Sevgimi söyledigim günü düsündükçe,
Kaleme sarilip yazardim ona nefretin askla kucaklastigi o uzun misralarimi.
Derdim ki; alin yazimdi, onbesimin çocuksu askiydi.
Nasil da gülerdi cani istedi mi…
En anlamli bakislariyla önce ümitlendirir,
Ardindan bir uçurumun kenarina yapayalniz birakir giderdi.
Ben çaresiz, ben yorgun, ben bikkin bu sevdadan.
Ah bilirdi o insafsiz, diri diri yanardim o böyle yaptikça…
Subatin buz gibi kasvetli sogugunda; onda ne buldugumu bugün bile bilemem.
Ama o günlerde hayatimin amaci, varolma gibi gelirdi bana.
Çocukluk mu, yoksa gençligimin safça tutkusu muydu bu kölesiye baglanis,
Içten içe kopan firtinalar, bu delice yakaris?
Kimbilir, belki de sevilmeye muhtaç bir kalbin bitmek bilmeyen kaprisi…
Ondan hiçbir sey istememistim.
Sadece sevgi…
Evet, simdi yillar sonra ben, onu düsünüyorum ilk defa kucagimda resimler, hatiralarla.
Hava yine soguk, yine kasvetli gözleri gözlerimde yine sevgi, derin yüregimde.
Unuttum sanirdim, meger aldanmisim, agladim saatlerce.
Bu onun “ölüm yildönümü”dür.
17sinde toprakla kucaklasan, o zalimin hikayesidir anlatilan.
Bir melodidir kirik, umutsuz…
Doldururken sensizlik o an odayi gönlüm hala bos, kafam yine dumanli.
Bir feryat yankilanmisti aci . dolu tam 15 yil önce bugün bombos kirlarda.
Deli gibi kostum sinifa, sirasi bostu.
Benim kadar çaresizdi her köse.
Kendi kendime konusarak yaklastim sirasina;
“Sen ölemezsin; canimsin, sevgimsin, emelimsin…
Dilegince nefret et, alay et duygularimla ..
Kizmam sana …
Ama ne olur bir yalan olsun, aci bir saka.
Evet, evet beni üzmek için yapiyorsun.
Herseyini özledim…
Allahim son defa göreyim yeter bana”
Bu sensiz yakaris defalarca sürmüstü…
ta ki, ölümün o sinsi kokusunu içimde duyana kadar.
Hiçkira hiçkira agladim, siraya kazidigin ismini öptüm.
Sonra, ona ait birseyler bulmak için aradim her köseyi…
Yalnizca burusturulmus bir sayfa, rengi solmus.
Yazi, onun yazisi.
Bir mektuptu, özenilerek yazilmis, belki de çok emek verilmis her satirina…
Çok sasirdim, mektup bana hitabendi.
Korkakça, kaybolmasindan korkarak,
Aciyla okudum her cümleyi kalbimde büyüyen bir özlemle…
Hele hele o ilk satiri…
Öyle ki, bugün bile unutamam, okudukça aglarim.
“Insan sevdigini yerden yere vururmus bir tanem, AFFET BENI !!!…”
Onulmaz Aci
Erkekler aglamaz lafi bana göre degil. Aglamaktan hiç utanmadim,duygularim,acilarim beni bogdugu zaman hep agladim.Yine agliyorum… Sizleri tanimiyorum ama sizlerle paylasmak istiyorum.Lütfen; bu satirlara bir seven olarak sahip çikin ve lütfen yazili satirlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yasarmis diyeceksiniz buna eminim.
Bir memur ailenin en küçük çocugu . olarak babamin tayininin çiktigi bir köye tasindik. Huzursuzdum, okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,sehirde medenice okumak istiyordum. Kaydimi yaptirdi babam okula.
Ilkokul 4. siniftan basladim köy okuluna. Beni bir sinifa verdiler. Ögretmen köyde yabanci oldugumu biliyordu ve hangi siraya oturmak istiyorsan otur dedi bana.
Bir kizin yani bostu sadece oraya oturdum. Hayatimi adadigim, gidisiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanistim. Ismi Altinay idi.
Çocuk yasimda bile onun güzelligi beni çok etkilemisti. Masmavi gözleri, gamze yanaklari ile arada bir bana dönüp gülüsü, yanlis yazdigim notlarimda kendi silgisiyle defterimdeki hatayi silmesi beni o minik yasimda ona bagladi.
O dönemlerde çocukça bir arkadaslikti. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum. Ya ben onlara gidip ders çalisiyor, yada o bize geliyordu. Mükemmel bir paylasimciydi. Yüregini, sevgisini, dostlugunu daha o yasta vermisti bana. Ilkokulu birlikte okuduk ve ayni sirada bitirdik. Hep onunla hep ona biraz daha alisarak.
Ortaokula geçtigimizde ailelerimize rica ettik ve bizi ayni okula yazdirdilar, hatta ayni sinifa, hatta ayni siraya oturmamiz için babalarimiz ögretmenlere adeta yalvardilar.
Basarmistik. Yine ayni siradaydik. Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yilda anladim ki onsuz hayat bana huzur vermiyordu.
Yasimiz olgunlastikça o beni, ben onu daha çok seviyordum. Çocukça baslayan arkadasligimiz sevgiye aska dönüsmüstü ortaokul yillarimiz bitmek üzereyken.
Ailelerimiz liseye geçtigimiz sirada ortak bir karar aldilar. Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz ayni evde kalacaktik. Annemde bizimle kalacakti. Allahim o karar bize iletildiginde dakikalarca sarmas dolas kutlamistik bunu. Ona asik olmustum. Ayni duygulari o da paylasiyordu ve bunu farkeden ailelerimiz okul bittiginde evlendirelim diye karar almislardi bile.
Ona tapiyordum artik. - Hasa ALLAHa sirk kosar gibi,günah islercesine degil -
Ilk elini tuttugumda sakin bir daha birakma demistim. Yanaklari kizarmisti, utanmis ve basini önüne!.. egmis, gülümsemis ve elimi siki siki kavramisti. Artik hergün elele tutusup okula gidiyor okuldan çikarken elele dolasiyor geziyor öyle gidiyorduk evimize. Arada bir elleri terler ve her terleyiste elini elimden kurulamak için çekerdi. Bunu her yaptiginda kizar elimi birakma diye azarlardim, hep tamam tamam diyerek gülümser ve hizla elini avucuma sokustururdu.
Hersey harikaydi,dünya cennet gibiydi gözümüzde. Yillar akip . gidiyordu mutluluk içinde. Nihayet liseyi de bitirmek üzereydik. Karne dönemi gelmisti. Karnelerimizi aldik hiç kirigimiz yoktu. Sevinçle sarildik birbirimize elimi tuttu. Bunu kutlamak için bir cafeye gidip cola içerek kutlayacaktik. Okulun az ilerisinden geçen bir çakil yol vardi. Her zaman toz duman içinde olurdu. Çakillarla kapliydi. O yolun benim ve ölürcesine sevdigim insanin ayrilmasinda bu kadar rol oynayacagini bilsem hiç girermiydik o yola.
Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi, ansizin elini çekti, terlemisti yine eli. Sanirim dört adim atmistim. Dönüp yine azarlayacaktim. Çünkü hem elimi birakmis, hemde geride kalmisti. Dönüp baktigimda dünya basima yikildi. Sanki gökkubbenin altinda kaldim. Yerdeydi ve yüzünden kan fiskiriyordu. Ne yapacagimi bilemedim üzerine kapandim yüzüne yapismis saçlarini kaldirdigimda hayatimi bitiren o görüntüyle karsilastim. Suratina bir tas parçasi biçak gibi saplanmisti ve bakmaya doyamadigim mavi gözlerinden biri akmisti. Suratinin yarisi yoktu. Bana bir seyler demek istiyor kanla kapli diger gözünü temizleyerek bana birseyler demeye çalisiyordu. Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altindan firlayan bir tas suratina saplanmisti. Ölürcesine bir aski, gelecegimizi kibrit büyüklügünde bir tas parçasinin bitirecegini bilemezdim. Donuk donuk hiç konusamadan yüzüne bakmaktan baska birsey yapamiyordum.
Ellerini tuttum kaldirdim basini gögsüme dayadi ve elimi siki siki tuttu. Akan kan ellerimize damliyordu. Yoldan geçen bir araba durmus bizi seyrediyordu, hastaneye yetistirelim dedigimde kanli oldugu için almadi ve kaçti gitti. Kimse arabaya almiyordu. Çevreme bakip yardim edin demekten, ona dönüp SENI SEVIYORUM , beni birakma, dayan demekten baska birsey yapamiyordum. Iki dakikalik bir çirpinistan sonra kucagimda öldü. Cennet olan dünya 5 dakikada cehenneme döndü. Tam dokuz yil oldu onu yitireli. Kendime olan güvenimi yitirdim. Artik kimseyi sevemem, kimse de beni sevemez korkusundan kurtaramiyorum kendimi. Bitkisel hayatta gibiyim. Tek elimde kalan bu net. Bu net araciligiyla sizinle paylasmak istedim.
Yitiren, yada ben yitirenle paylasmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi birakmamalari sartiyla elimi uzattim. Dost, kardes, arkadas ne olursaniz olun ama elimi birakmayin. Size sesleniyorum, elimi birakmayin lütfen…
Ask Nedir?
Gerçek ASK, daima kisisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.
ASK en tehlikeli inançtir.Ask çok cesur olmayi gerektirir ve cesareti daima sinar,hep zorlar.Bu yüzden herkez asik olamaz.Tehlikeye duyulan ilgi,gençlik yillarinda daha yogundur. Kimileri her zaman tehlike içinde yasamayi seçer ve kimileri hep genç kalir.
Varlik sezginin,duygunun ve askin bir sirridir.Bu kisi,bu sey yani bireysel,yalniz duyumda,yalniz askta mutlak bir degere sahiptir.Sonlu ve sonsuz orada bulunur.Askin sonsuz derinligi ve askin gerçegi ,bununla yalniz bununla kaimdir.En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklidir.Böylece genel olarak basimiz disinda bulunan bir nesne varolusun gerçek ve antolojik belgesi asktir,varolusun asktan ve duyumdan baska belgesi yoktur.
Ask iradenin eregidir.Her türlü dissal emir ve baskilardan çok usa uymak gerekir.Iradenin eregi olan bu asktan baslayip tutkuda sona eren bir yasam mutludur.Bizler ask karekreri ile dogariz.Ask ruhumuz yetkinlestikçe gelisir ve bizi güzel görünen seye götürür.Bundan sonra bizim bu alemde sevmekten baska bir sey için var oldugumuzdan kim kuskulanir ki..?
Sayet iliski bizleri kendi kendimize karsi gerçekçi olmak adina egitmek ise degisiklikler otamatiktir.
ASK karsilikli oturup birbirinin gözünün içine bakmak degil,el ele verip ileride ayni noktaya bakmak ve gene el ele o noktaya dogru ilerlemektir.
ASK,yanindakinin bir seyler yapma hakkini teslim etmektir,saygidir.
ASK zaaflarimizin oldugunu ortaya çikarir,kabullenmektir.
ASK korumaktir, sorumluluktur.
ASK sizi kucaklayan kollarin gittikçe daha çok sarilmasidir.mutluluktur.
ASK kocaman yatagin üçte birine sigmaktir yakinliktir.
ASK uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir.düslerin gerçek olmasidir.
ASK tanidigini zannettigin insanin yeni yanlarini kesfetmektir tazeliktir.
ASK asla anlatilmayacak özel bir hikayedir.
Hiç kimse uzun süre evli kalmadikça gerçek askin ne oldugunu anlayamaz…!
Sevenler imkansizin gerçeklesecegine inanirlar.
Elizabeth Barrett Browning
Ingiliz Edebiyatinin en iyi sairlerinden Elizabeth Barrett ve Robert Browning birbirlerine çok güzel mektuplar yazmislardir.
Robert Browning, Elizabeth Barretti hiç görmemisti. yazili eserleri disinda birbirleri hakkinda hiçbir fikre sahip degillerdi. Her ikiside alanlarinda basarili olmuslar ve birbirlerinin . eserlerine saygi ve hayranlik beslemislerdi. Robertin 10 Ocak 1845 yilinda Elizabethe yazdigi mektubunda bu hayranlik katalizör görevi görmüstür:
Sevgili Bayan Barrett, siirleriniz beni cezbediyor. Bu mektubu sakin ola ki bir iltifat mektubu olarak ele almayin. Sizin debanizin farkina yeni varigimi da düsünmeyin. Siirlerinizi ilk defa okudugum geçen haftadan bu yana size neler yazabilecegimi düsünmekten baska bir sey yapmadigimi itiraf etmeliyim. Siirlerinizin üzerimde biraktigi etkiyi, beni ataletten kurtadiklarini belirterek ortaya koymak istiyorum.
Siirden anlayan biri olarak hata arayip bulmam bile mümkün olmadi. Siirleriniz adeta benim bir parçam haline geldiler. Size kendimi ifade edebilmeme hislerimi açiga çikarmama yardimci oluyorlar. Siirlerinizi büyün kalbimle seviyorum.
Sizi de öyle.Elizabeth o günlerde otuz dokuz yasindaymis ve sagligi iyi degilmis Evden pek çikmiyormus. Hiçbir çocugunun evlenmesine izin vermeyen babasinin boyundurugunda yasiyormus. Babasi karsi çiktigindan gizlice mektuplasiyorlarmis.
Mektuplari edebiyat açisindan o kadar degerlidirki iki kalin cilt günümüze kadar gelmistir.Elizabeth, Sonnets From the Portuguese (Portekizden Soneler) adli eserlerinde ilk anindan baslayarak bu söz flortünü isler. Mutluluk, pismanlik, güven ve sevgi gibi çesitli insani duygulara deginilmistir. Elizabeth, en sonunda 1845 Mayisinda Robertin ,onu ziyaret etmesine izin verir. Haftada bir kez gizlice bulusurlar.
Eylülde Elizabeth söyle yazar: Bana hayal ettigimden çok daha fazla sey hitap ediyorsun.
Zarar vermedigim, seni üzmedigim sürece sana ait olmak istiyorum.\ Bir yil kadar daha bulusurlar ve her gün, bazen günde iki kere mektuplasirlar. Roberthin ziyaretini gelmesini reddetme asamasinda mektuplasma, bulusma ve sevgili olma asamasina gelmislerdir.\Roberth ona, evlenmeleri ve Italyaya tasinmalari konusunda çok baski yapmistir.Elizabeth, önce direnir ama sonra kabul eder. Babasinin evlenmelerinin karsi çikacagini bildiginden, 12 Eylül 1846 yilinda gizlice evlenirler. Bir hafta sonra Italyaya yola çikarlar Önce Pisaya oradan Florencea sonrada yasayacaklari yer olan Casa Guidiye giderler.Elizabeth, babasini bir daha hiç görmedi. Babasi da onu hiç affetmedi. Babasina gönderdigi bütün mektuplar açilmadan geri . geliyordu.
Yeryüzünde bu iliski olmasa bizler asagidaki sözcüklerin tadina varamayacak, bu sözcüklerden yoksun kalacaktik :
Seni nasil seviyorum?
Anlatmaya baslayayim mi?
Seni derinlikler ve yükseklikler kadar seviyorum.
Ruhum duygularimin ulasamadigi noktalar kadar ulasiyor.
Varligini ve zerafetini seviyorum.
Ben seni günlerin ötesinde seviyorum .
Günes ve mum isigi kadar çok
Seni özgürce seviyorum bir erkegin hakki oldugu gibi..
Seni safça seviyorum bu övülmeye degmezmi?
Sehvetle seviyorum..
♥ Acının umutları yok ettiği anda, umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan ben hep o bildiğin adresteyim
♥ Adını kalbime aşkla kazımıştım boş ver aldırma belki bir gün silerim.Güzel bir rüyayı gerçek sanmıştım. Seni sevdiğim için özür dilerim.
♥ Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz. Her şeyi unuturda şu gönlüm bir seni unutamaz.
♥ Ağlayışım terk edip gidisine değil.Ben; sensizken senden diye sensizi ligi de sevmiştim.Sen; seninle birlikte sensizliği de alıp gittin.
♥ Ağzımın Tadı Yoksa, Hasta Gibiysem, Boğazımda Düğümleniyorsa Lokmalar, Buluttan Nem Kapıyorsam İnan Hep Güzel Gözlerinin Hasretindendir.
♥ Akılsız adam mutluluğu uzaklarda, Akıllı ise O’nu ayaklarını altında arar… Seninle olmak varken;Sensiz kalmak, Yaşamak dururken ölmek demektir…
♥ Allahım beni öyle bir son bahar ayazında canımı al ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamasın…
♥ Almak istedim , ellerini alamadım Bakmak istedim, gözlerine bakamadım Sarmak istedim, kollarıma saramadım Görmek istedim, son defa göremedim çünkü aramıza ölüm girdi…
♥ An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış. Kahkaha bir maske derler birimisin?İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış.
♥ Aramıza yollar, yabancı kollar,zor yıllar girdi,ümitlerimi,saf sevinçlerimi derken seni kaybettim Bir iki sözle bir kaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı Birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.
♥ Araya koskoca yıllar girse de kalbim seninle bu can seninle koskoca dağlar girse de araya ben seni unutmam unutamam ki ben sana kocaman bir can verdim sen bana sevgi dürüstlük verdin ben seni nasıl unuturum ki sen bana bir can bir sevgi verdin..
♥ Artık günlerim günlerden uzun gecelerim gecelerden yalnız seni sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileyi gördüm hayatın her cilvesine alıştım yalnız senin yokluğuna alışamadım şimdi anlıyorum acıdan hasretten gözyaşından başka hiç bir şey vermemişsin bana yıkılan hayallerime yok olan geçmişime kaybolan geleceğime Ağladım Ağladım çocuklar Gibi Ağladım..
♥ Aşkım ne zaman dağlar sahili, mehtap geceyi dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unutacağım…
♥ Aşkımız su üzerine yazılan bir masaldı, göz kirpimi kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.
♥ Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de Beni çok aldattın hoş görmesem de Bir şeyler bulmuştum ben o sevginde Bekliyorum bir gün dönersin diye.
♥ Ay doğarken bir söğüdün arkasından,gül yüzünde sisli bir esintiyle,akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…
♥ Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgarın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…
♥ Bak yine soldu güneş yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz bir gün doluyor sen yoksun diye inan dertliğim kederliğim gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim seni çok seviyorum.
♥ Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim.
♥ Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.
♥ Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki güzeli bir süsleyiş bin bir hisle sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler
♥ Ben ne Aşklar yaşadım ne vedalar ettim,ne kızgın çöllerinde yürüdüm aşkın,Senin kor dudakların vız gelir Güzelim…
♥ Ben senin yaşadığın gizli bir macerayım, Anlatılmaz bir roman, kapanmaz bir yarayım, Sığındığın limanlar unutturamaz beni, Ben senin yüreğinde en büyük FIRTINAYIM !
♥ Ben sensiz geçen günlerime yanarken, belki sen bensizliğe sevineceksin.. Ama şunu unutmak bir tanem; bir gün sen de SEVECEKSİN !!!
♥ Ben Sensizdim..! akşamın yaklaştığı saatlerde. kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır ansızın her gün batımı..
♥ Beni sensiz bıraktığın gün geliyor aklıma , düşünüyorum da çok acı çekmiştim, ama şu anda daha da çok çekiyorum ama biliyorum ki sen bu acıya hiçbir zaman değmedin beni hiç bir zaman sevmedin sen sevsen de sevmesen de ben seni sevdim hep de öyle kalacak..
♥ Beni terk ettiğin gün, saçlarından bir tel koparıp asacağım kendimi. Beni terk ettiğin gün, kirpiklerinden birini koparıp saplayacağım kalbime.
♥ Bir akşam yanımızda kimse olmaz ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir…
♥ Bir birimize söz vermiştik, Bütün ömür boyu ayrılmayacaktık, Yeminler etmiştik, Asla ayrılmayacaktık, Ama ne oldu Bir kış günü, yıldızların bakışlarında, Ayrılığımızı söyledik..
♥ Bir çiçeğim vardı, adını aşk koydum; KOPARDILAR, Bir çiçeğim vardı, adını sevgi koydum; SOLDURDULAR, şimdi yine bir çiçeğim var, adını izdi rap koydum; NE KOPARAN VAR, NE SOLDURAN…
♥ Bir daha görüşmemekti senin seçimin Seni severken kaybetmek niçin Anlamsız bir öfkeyle doldu için seni kırdım biliyorum bir hiç için Ayrılık nedenini hissediyorum Artık dönüşü yok biliyorum Her gün seni düşünüyorum Ama artık sensiz yaşıyorum Neyse canım sen son değildin Ama bil ki son olabilirdin Böyle olmasını da sen istedin Beni zaten hiç sevmedin.
♥ Bir eski dost gibi hatırla beni.Bir selam ver yeter.Unutmuş olsan da eski günleri.Adımı ara sıra an yeter.
♥ Bir Gece Ay Bana Sordu neden Seni Ağlatan Bir Kızla Berabersin? Aya Baktım Ve Dedim ki Sen Hiç Gökyüzünden Vazgeçebilircisin…
♥ Bir gece yarısı titreyerek uyanırsan bil ki resmini öptüğüm gündür, bir gün sebepsiz yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden bil ki yokluğundan öldüğüm gündür…
♥ Bir gün bir köşede sızıp kalırsam, El tanımasa da sen tanır mısın? Sorsalar sana kim bu diye, Bakıp yaptığından utanır mısın?
♥ Bir Gün Bu Köşede Sessiz Sedasız Hıçkıra Hıçkıra Ağlayacağım , şu Lanet kaderime Sitemler Edip , Tanrıya Son Kez Yalvaracağım , Güzel Gözlerin Gelecek Aklıma , Solup Gideceğim En Güzel çağımda , Sensizlik Beni çağırdığında , Boş Sokaklara Haykırdığında , Artık Burada Olmayacağım.
♥ Bir gün hayatın tüm güzelliklerinden vazgeçip sessiz sedasız ölüme gitmek istersen yanıma gel de sana sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim.
♥ Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.
♥ Bir gün yağmura yakalanırsan benden kaçtığın gibi yağmurdan da kaç.çünkü bulutların arkasında kaybolan aşkı için ağlayan benim.
♥ Bir mültecinin vatanı yada bir kölenin hürriyeti kadar uzak olsan da; sende hep gurbeti yaşasam da olsun: yeter ki beni yüreğinden sürgün etme…
♥ Bir ömür boyu seninleyim desende istemem artık.çünkü sen rüzgarın coşturduğu bir toz bulutusun.Bugün bana esersin yarın ellere…
♥ Bir ses beklemek senden. Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedin bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden yanında!
♥ Bir sevgilim var uzakta Yüzünü göremediğim, sesini duyamadığım Bir sevgilim var uzakta Elini tutamadığım, saçına dokunamadığım Ama gün gelir sevgilim bana dünden yakın olur.
♥ Bir soluk kadar yakın yıldızlar kadar uzak derler sevgi için.uzanır yetişemezsin,yetişir dokunamazsın,dokunur vazgeçemezsin vazgeçer ama asla unutmazsın.
♥ Bir umuttu yalnızlık bir şeyleri paylaşamamaktı belki,gözler dalıp giderken, yaralı bir serçeye ağlayan bir buluttu belki de,belki bel kilerle dolu bir hayattı bu..
♥ Bırak bu sevgimiz tertemiz kalsın sen benim içimde kanayan yarasın.bir gün gelir belki beni anlarsın dönüp te yüzüme nasıl bakarsın.
♥ Bırak yanın da olayım, sana sevgimi anlatayım. baktın olmadı,ölümüm kanıtlayacaksa sana olan sevgimi,senin için ölmeye ben çoktan razıyım.
♥ Biraz buruk bir duygu yüklenirse yüreğine gözlerin takılır kalırsa uzaklara hele kulakların deli gibi çınlarsa zamansız,bil ki bir yerlerde özleniyorsun.
♥ Bir gün bensiz bir yerde ağlarsan her düşen göz yaşında beni hatırla hafifçe yağan bir yağmurda saçlarını okşayan her damlada beni hatırla hiç aşık oldun mu diye soran olursa olmadım derken beni hatırla seni sevdiğimi daima hatırla..
♥ Bir gün sende seversin Bir gün sende ağlarsın O zaman ben gelirim aklına Belki geri dönmek bile istersin Ama vakit çok geç olacak Elimde değil seviyorum, özlüyorum Hep de öyle olacak.
♥ Bir gün sevgilim sordu Aşk nedir diye biraz zaman istedim düşüneyim diye. Ertesi gün gördüm onu bir başkası ile.Kulağına fısıldadım AŞK izdi raptır diye.
♥ Birlikte yaşayabileceğin biriyle değil, onsuz yaşayamayacağın biriyle ol. Geldiği zaman boşluk dolduran değil gittiğinde yeri doldurulmayan biriyle ol.
♥ Bitmesin isterdim umutlarımız.Bitmesin isterdim duygularımız.Ne çıkar sel olsa göz yaşlarımız.Her şey bitti artık bil bundan sonra..
♥ Biz ayrıldık ama şunu unutma yaşadığın şehirde beni sana hatırlatacak çok şey var.Baktığın her yer,gördüğün her nokta ve ayak bastığın her toprakta benden bir şeyler var.İşte unutamamamın sebebi de bu.çünkü bu şehrin her noktasında bizim anılarımız yaşıyor.
♥ Bu duvarlar duysa hıçkırığımı belki beni anlardı kalbimde bir umut gönlümde bir alev beni unutana söyleyin beni unutanı ben unutmadım elbet dönecek ya dönecek yada bu kalp onsuz ölüp gidecek.
♥ Bu gece rüyama gir gizlice sımsıkı sar öp kokla iyice sonra isyanlar savur küfret güzelce ve sonra çek git gitmen gereken yere yolun açık olsun.
♥ Bu gül sana vereceğim son hediyem maalesef ben sana bu gülü verecek kadar alçağım; ama yine biliyorum ki sen bu gülü alacak kadar alçak gönüllüsün..
♥ Bu yaşamdaki her şey yalan ve sen benim için bulutlar arkasındaki dokunulmamış bembeyaz bir sevgi yumağısın,ve şunu da biliyorum ki tüm sevgime rağmen bu yaşamda sevgisine layık olmadığım tek insan sensin.Sen ki en güzel sevgilere ve en muhteşem duygulara layıksın.
♥ Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün,bu ayrılık şarkılarını kurşuna düzeceğim.Seni benden ayrığı için kaderimi mahkemeye vereceğim. çok şey mi istedim senden hiç farkında olmadan bir çiçeğin bile kıymeti var sararıp ta solmadan bıktım artık bıktım hep sana hep bana hep bu umutsuz aşka ağlamaktan tek korkum Allah tan birde sensiz kalmaktan…
♥ Dağlara duman duman, hasret çöker, dağlara göz yaşlarım yağmur olur, yollara gönlümde bin yel eser, uzar gider daha sonlara… Ağlama, ağlama sen gözbebeğim, ağlama yalnız seni seveceğim, unutma ölsem bile döneceğim, inan gülüm sen ağlama…
♥ Denizin dibinden bir avuç sevgi çıkarırken vurgun yedi dalgıç ciğer bitse de yürek atmakta çünkü sevgi dipte hala ışıldamakta..
♥ Dilde söylenecek şarkımı kaldı mecnundan keremden farkım kalmadı artık ecelden de korkum kalmadı beni paramparça kırda öyle git.. Mutluluk hakkımdır diyemem artık nasibim ağlamak gülemem artık Senden başkasını sevemem artık kalbime kilit vur da öyle git..
♥ Dilerim tanrıdan yüzün hiç gülmesin Yıllarca benim gibi sevip sende acı çekesin sevgimi bilmedin suç bende mi! seven çeker acıyı sevmeyen ne bilsin.. Bana aşktan bahsetme sevmek kim sen kimsin.
♥ Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak.
♥ Dostluk kolay kurulur ama devam ettirmek zordur. Bugün kırdım seni. Ama inan istemeden oldu. Bu nedenle senden çok, çok özür dilerim.
♥ Dün Gece Yine Aklımdaydın Saatlerce, önce ölümü Sonra Sensizliği Düşündüm. Hiç Farkı Yoktu Biberinden, çünkü ölüm Sensizlikse, Sensizlik Zaten ölümdü…
♥ Dün gökyüzüne bir avuç yıldız fırlattım. Karanlığında aydınlığım olsun diye. Şimdi sensizliği kalbime fırlatıyorum, bıraktığım yerden dönesin diye. Vazgeçilmezim sıra sende gururu bir yere fırlat ve pişmanlığımla sızlayan şu kalbimi mükemmelliğinle donat.
♥ Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler. Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler… Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden dönen yok seferinden…
♥ Düşlerim vardı görmekten korktuğum, hislerim vardı söylemekten korktuğum, şiirlerim vardı yazmaktan korktuğum, şimdi sen varsın kaybetmekten korktuğum…
♥ Duygular vardır elletilmeyen,sevgiler vardır kelimelere sığmayan,bakışlar vardır insanı ağlatan,insanlar vardır ki asla unutulmayan,işte sende onlardansın !!!
♥ Eğer beni bu sokakta, bu mahallede, bu şehirde bulamazsan, sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.
♥ Eğer bir gün beni unutursan öyle biriyle unut ki sana savurduğum KURŞUNLARIN önüne geçecek kadar cesur olsun..
♥ Eğer bir gün gökyüzünün kara mavi çizgisinde bir kırlangıç sürüsü görürsen bil ki kanatlarındaki buruk gülümsemelerle ıslak tebessümler benden sana kalanlardır.
♥ Eğer birini unutmak istiyorsan, onun adını kumlara yaz, Sabahleyin dalgaların ve fırtınanın onu sildiğini göreceksin. Eğer birini seviyorsan, onu kalbine yaz ki hiçbir fırtına ya da dalga onu silemesin.
♥ Elbet mutluluk elimi tutacak bir gün, elbet şans bana bir kıyak geçecek ve ben güleceğim. ne yazık ki sen sadece ardımdan bakacaksın kaybına göz yaşı dökeceksin ama merak sen üzülme gülüm acı da sevgin kadar geçicidir..
♥ En değerli şey sen oldun Ve birden en değersiz.. İkisini de sen istedin Geldin ve gittin Sadece izlemekle yetindim.
♥ En güzel yarınlar senin olsun,ömrün mutlulukla dolsun çünkü sen buna layıksın.eğer gün gelirde beni unutursan inan ki gülüm canın sağ olsun.
♥ En mutlu gününde yanında yoksa onunlayken bile onsuzluğu yaşıyorsan bil ki terk edilmişsindir yalnızlığı yaşıyorsun ama bilmeden.
♥ En sevdiğim seni özlemekti,en sevdiğim kendimi özletmekti,en sevdiğim ellerim arasındaki parmaklarını sımsıkı tutmak,bir yaprak dökümü gibi hafif ürkek üşüyerek seninle orada yürümek.
♥ Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha bir sönük olur, yakamozlar başka çizer denize kendini ve hayat daha bir kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan eğer!
♥ Gecemidir insanı hüzünlendiren insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen .gecemidir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen.
♥ Geçenlerde bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında.Bir gün beni ararsan ya meyhanedeyim yada tam karşısında.
♥ Geceyi deniz tutmuş, kalbimi hasret, hangi sularda ayak izlerin, hangi kaptanın seyir defterinde kalmış gözlerin.
♥ Geleceği benimle karanlık görüyorsan,umutların solmuş yüreğinde. Hadi git beni hiç düşünme eğer mutlu olacaksan çeker giderim,sen mutlu olacaksan ben çekerim.
♥ Gidersen kim sular fesleğenleri,kuşlar nereye sığınır akşam olunca.Gidersen kar yağar avuçlarıma,gidersen kuşlarda ölür bende.
♥ Gidişinle beni boş bir sedaya bıraktın, şimdiden sayıyorum sensizlik günlerini ve geleceğin günü bekliyorum sabırsızlıkla, o günün sevgisiyle avutuyorum bir parçacık kalbimi.
♥ Gitmek mümkün olsa gitsem uzaklara, sevmesem seni yaksam yüreğimi, savursam küllerimi dağlara denizlere ,yeşerirdi küllerim sana olan sevgimle..
♥ Gittin… Şimdi bir mevsim değil, bir hayat girdi aramıza. Ne sen dönebilirsin artık geriye, ne de ben kapıyı açabilirim sana.
♥ Gökte rahmet olsan umudum değilsin seninde yağmurunda ıslanmıyor bedenim kızgınlığım sana değil kendime senin mevsiminde açmıyor açamıyor çiçeklerim..
♥ Gökyüzü yıldızlarla doluydu, ben hep seni düşünürken. Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyor diye. Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın. Göz kırpardın uzaklardan sessizce. Bense hep seni bekledim, kırık kalbim, yaşlı gözlerimle
♥ Gözlerim seni rahatsız ediyorsa kapatırım bir daha açmam,sözlerim seni rahatsız ediyorsa susarım bir daha konuşmam , varlığım seni rahatsız ediyorsa ölürüm bir daha karşına çıkmam, sevgim seni rahatsız ediyorsa üzgünüm çünkü ona engel olamam.
♥ Gözlerim yollarda bekletme ne olur,bu aşka bir hüzün ekletme ne olur,bana sensizliği öretme ne olur,yokluğun cehennem,cennetim sensin…
♥ Gözlerin sözlerini örtecek kadar masum, düşüncelerin duygularını bastıracak kadar acımasız,ellerinde ellerimi tutamayacak kadar uzaksa benim suçum ne bir tanem.
♥ Gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun, her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun, isterim sen de ben gibi yan ömrüne hep ağla,,hep ağla, bu benden son dua, bu benden ayrılık hediyesi olsun..
♥ Gül filizlendiği günden itibaren güneşe aşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kapılıp gülü bıraksa da, gül yıldızlara kanıp güneşi unutmaz.
♥ Güller anlatsın sana olan sevgimi. Güller anlatsın yalnızlığımı, çaresizliğimi,yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın.Ben anlatamadım güller anlatsın.
♥ Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. “Sana Seni Yazmak”.
♥ Güneşin her doğuşunda ben biraz daha batıyorum.Bu hayatı anlamsız,sensiz yaşıyorum.Her gün sanki ölümü bekliyorum.çünkü ben sensiz yapamıyorum..
♥ Güzelsin, şirinsin, şahanesin.çektiğim çileye tek bahanesin.Melek mi şeytan mı bilmem ki nesin.Tuzaktan tuzağa atsan da olur.Ben seni seviyorum ya sen beni sevmesen de olur.
♥ Yine bir yıl başı yaklaşıyor bu yıl başı sevdiklerinizle birlikte mutlu huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve tüm yılınızın aynı güzellikte geçmesini diliyorum.
♥ Her yeniyıl bir başka güzel.. 2008 yeniyıl sizlere hayatınız boyunca unutamayacağız güzellikler yaşatsın. Yeniyıl ınız kutlu olsun.
♥ Herkes bir başkasına yardım etseydi, herkesin işi yapılmış olur. Yeni yıl paylaşımlarımızın yılı olsun. Mutluluk, esenlik ve sevinçler getirsin. Mutlu yıllar dilerim.
♥ Sağduyu aklın kapıcısıdır. Görevi: Kuşkulu fikirlerin içeri girmesine, ve de dışarı çıkmasına engel olmaktır.Yeni yılda hepizin mutlu, sağduyulu ve sağlıklı günler getirmesi dileğiyle..
♥ Düşsüz büyük şeyler yapılamaz. 2008 yılında tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle..
♥ Hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapamaz. 2008 yılında hatalarımızın az, başarılarımızın devamlı olması dileğiyle mutlu yıllar..
♥ Sahip olduklarımızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamımızın yoğrulmasıdır. Gelecek yıllar varlığımızı zenginleştirecek. Yeni yıl ilk adım.. Nice yıllar, mutlu yıllar..
♥ Gül için dikene razı olur musunuz, yoksa dikeni de gülü de red mi edersiniz? Yeni yıllarda güllerle dolu günlerin dikenleri sizi düşmanları koruyan çitler olsun. Mutlu Yıllar!!
♥ Nerede yaşam varsa, orada umut da vardır. Yeni yılda tüm umutlar ve başarılar seninle olsun. Mutlu Yıllar dilerim.
♥ Zamanı yapamayacağımızı şeyleri istemekle geçirdiğimiz söylenir. Oysa gücümüz tüm zamanları zorlar. Yeter ki kendimize ve dostlarımızın gücüne inanalım. Yeni yılda inancımızı pekiştirmemiz ve mutlu olmamız dileklerimle..
♥ Dünyayı değiştirmek istersen yüreğine inan , dostlarına güven, sevgine sarıl.. Yeni yıl senin başarılarının anahtarıyla tüm kapıları açacaktır.. Mutlu Yıllar!!
♥ Susmak, dayanılması çok güç bir yanıttır. Yeni yılda tüm sorunların yanıtları seninle olsun.. Mutlu yarınlar, mutlu yıllar..
♥ İnsan, armağanını kalbi ile birlikte vermezse ne değeri vardır. Yeni yıllar Tanrı’nın bizlere verdiği armağandır. En mutlu günler seninle olsun.. Armağanınla yücel..
♥ En işe yaramayan günümüz hiç gülmediğimiz gündür. Yeni yılın dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelere açılması dileğiyle mutlu yıllar..
♥ Bembeyaz yağan kar, ne yaşanmışsa yaşansın örter geçmişin hatalarını… Yeni bir gelecek sunar bize ve yeni bir başlangıç… Yeni yılınız kutlu olsun…
♥ Şeker gibi tatlı, masal gibi güzel bir yıl diliyorum..
♥ Yeni yıl bizlere kutlu olsun.. Yeni yıl sizlere de kutlu olsun.. Sağlık, başarı ve mutluluk dolu olsun..
♥ Yeni yılda, her şeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini temenni ederim. Mutlu yıllar…
♥ 2008 yılında da hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle. İyi ve sağlıklı seneler!
♥ Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice yıllara!
♥ Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla.. Nice Yıllara!
♥ 2008 yılı öyle bir yıl olsun ki, 2007 yılının tüm olumsuzluklarını bize unuttutabilsin.. İsteklerimizin gerçekleşeceği bir yıl dileğiyle..
♥ 2007 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalacak. 2008 daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun. Yeni yılın sana ve tüm sevdiklerine sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim. Mutlu Yıllar
♥ Hepimizin tüm ilgisi gelecek olmalıdır, çünkü yaşamımızın geri kalanını orada geçireceğiz. 2008 yılı geleceğimize atacağımız ilk adımdır. Tüm adımlarımızın sağlam olması dileğiyle nice mutlu yıllar dilerim..
♥ İdeal denen şey bir yıldıza benzer, ona hiçbir zaman ulaşamayız ama, tıpkı denizcilere olduğu gibi bize de yolumuzu gösteren odur. Yeni yılda tüm ideallerine kavuşman dileğiyle mutlu yıllar..
♥ En büyük zaman hırsızı, yaşadığımız kararsızlıktır. 2008 yılı tüm kararlarımızın gerçekleşmesi ve mutluluğu getirmesi dileğiyle, nice mutlu yarınlara..
♥ Şunu unutma: Her şeyin yok olduğunu düşündüğünüz anda, gelecek hâlâ yerindedir. Yeni yıl geleceğin ilk adımıdır. Mutluluk ve başarı dileklerimle..
♥ Başaramadığınız zaman düş kırıklığına uğrayabilirsiniz ancak, yeniden denemezseniz işte o zaman sizin için her şey bitmiş demektir. 2008 yılının ülkemiz, ailemiz ve hepimiz için mutlu ve başarılarla dolu olması dileğiyle..
♥ 2007′ye ELVEDA, 2008′e MERHABA!! Hoşgeldin Yeni Yıl…
♥ 2008 yılının sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesi dilekleriyle. Neşe dolu yıllar!
♥ Yaşamınca güzel yıllar, mutlu yarınlar, dostça dostluklar hep senin olsun. MUTLU YILLAR!
♥ Yeni yılda tüm dargınlıkların bitmesi ve barış içinde yaşanması dileğimle…
♥ Bugün, yarına dünle beslenerek yol alır. 2008 yılı senin güzel yüreğinle birlikte sana mutluluk getirecektir, eminim. İyi yıllar dileğiyle ..
♥ Bu dünyada mutlu olan insanlar; ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan, bulamazlarsa da yaratan insanlardır. Nice mutlu yıllar sana yakışacaktır..
♥ Mutlu insan sevgisine ve kendine güvenendir. Sevgi bütün kapıları açar .. Yeni yılda sevgi dolu günler dilerim.. Mutlu yıllar.
♥ BIR AVUCTU ARADIGIM, YUREGIMI KOYACAGIM, BIR CIFT GOZDU, GOZUMDEN SAKINACAGIM BAKMAYA KIYAMAYACAGIM. NE SAIRLEIN MISRALARINDA NEDE PICASSONUN MONALISASINDA.
♥ YURUYORUM YINE SOKAKLARDA, YAGMUR YAGIYOR SACLARIMA, SUZULUP KARISIYOR GOZ YASLARIMA, DAYANAMIYORUM YOKLUGUNA, GEL GOTUR BENI UZAKLARA.
♥ AKLIMDAYDIN GUN GECEYE DEVRILDIGINDE, GECE UZUNDU, YAGMURLUYDU, HAVA SOGUK SEN UZAKTIN! OYSA BIR SEN VARDIN ICIMI ISITACAK.
♥ GECE YORULMUS OTURUR BASUCUMDA, YALNIZLIKSA UYUYA KALMIS YATAGIMDA, GOZ YASLARIM BIR ARKADASTAN ODUNC, AGLAYIP GERIVERECEGIM…
♥ GONUL ISTERDIKI CAGRILARIMIZA CAGRI ATILSIN. GONUL ISTERDIKI SEVDIGIMIZ ARASIN! HERNEYSE GONUL BUNADA ALISIRSIN!
♥ YALNIZLIGIN BOYLESI HAYAL ETMEK BILE MUMKUN DEGIL, AMA GERCEK, HAYALIN OTESINDE. BIR SU DAMLASI YALNIZ BIR OKYANUSUN ICINDE, OYSA BINLERCE DAMLAYLA IC ICE!
♥ ISSIZ BASI BOS DERYADA GEZIYORUM. YALNIZLIGIN ADINI SENIN ADININ YANINA YAZIYORUM, YAZIYORUM DURMAKSIZIN, HAYKIRIYORUM DUNYAYA BICARESIZLIGIMI!
♥ KENDIMIZE UZAK BIR RUZGARIZ BIZ, UZERINE KUS KONMAYAN AGACLAR GIBI DURDUGUMUZ YERDE OLUR GIDERIZ. BIR BASKA ALEMDE KENDIMIZ OLMADAN ESERIZ.
♥ BIR CICEGIN ACMAK ICIN SEBEPLER BULDUGU GIBI, YASAMA DAIR SEBEPLER BULMAK ICIN YASIYORUM. EGER BIR GUN GELIRDE YASAMAK ICIN BIR SEBEP BULAMAZSAM OLMEK ICIN BIR SEBEP BULMUSUM DEMEKTIR.
♥ ELLERIMI HER UZATISIMDA BOSLUKTA KALIYOR, HER GUN KURDUGUM DUSLER HEP BOSA CIKIYOR, NE OLDUGUNU BILMIYORUM AMA, BIRILERI DUSLERIMDE HICKIRARAK AGLIYOR.
♥ YOKLUGUN SIRTIMA SAPLANDI BIR BICAK GIBI AKITIR TASA, TOPRAGA KANIMI DUNYA SENINLE AYDINLIK VE GUZELDI SIMDI BIN GUNES DOGSA GOTURMEZ KARANLIGIMI.
♥ BIR YERLERE VARMADAN, NASIL BOYLE HIC DURMADAN AKIP GIDIYOR GUNLER. YASAM DIYE VERDIGIN BUMU SOYLE. O MU SIRTIMA SAPLADIGIN HANCER!
♥ DAYANMAK ZOR YALNIZLIGINA AKSAMLARIN, UNUTMAK MUMKUN DEGIL SENI BIR SARKI GIBI AGIR AGIR ILERLEYEN BU ZAMAN ICINDE, HER AN BIR SARHOSLUKTUR SENSIZLIGIN VERDIGI.
♥ SU ANDA HICBIRSEY MUMKUN DEGIL. SU ANDA HERSEYDEN AYRI, HERSEYDEN UZAK VE HERSEYDEN MAHRUMUM BEN. SU ANDA SADECE YALNIZLIK VE KAHIR.
♥ ANLATSAM DERDIMI KIMSE ANLAMAZ, PERISAN HALIME GOLGEM ACIMAZ, OLSEMDE ARDIMDAN BIR KUL AGLAMAZ, BIR DOST ARIYORUM BULAMIYORUM!
♥ GECENIN KARANLIGI ODAMA VURUYOR, YASADIKCA YALNIZLIGIMI HISSEDIYORUM, OYLE ACI VERIYORKI BANA, ACIMI KADEHLERLE PAYLASIYORUM