Maragoz Hikayesi

Yazar admin tarih Oca 7th, 2009

YaÅŸlı bir marangozun emeklilik çagı gelmiÅŸti. İşveren müteahhidine, çalıştıgı konut yapım iÅŸinden ayrılarak eÅŸi ve büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaÅŸam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldıgı ücretini elbette özleyecekti. ne var ki emekli olması gerekiyordu. Müteahhit, iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan, kendisine bir iyilik olarak, son bir ev yapmasını rica etti. Marangoz, kabul etti ve iÅŸe giriÅŸti, fakat gönlünün yaptıgı iÅŸte olmadıgını görmek pek kolaydı. BaÅŸtan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış oldugu meslegine böyle son vermek ne büyük bir talihsizlikti!…
İşi bitirdiginde iÅŸveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzattı. “Bu ev senin” dedi, “Sana benden hediye” Marangoz ÅŸoka girdi. Ne kadar utanmıştı! keÅŸke yaptıgı evin kendi evi oldugunu bilseydi. O zaman böyle yapar mıydı hiç! Bizim içinde bu böyledir. Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çogu zamanda da, yaptıgımız iÅŸe elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra hatamızı anlarız ama iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ olacaktır.
Marangoz sizsiniz. Hergün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. “Hayat bir kendin yap, tasarımıdır” demiÅŸti biri. Bugün yaptıgınız davranışlar ve seçimler, yarın yaÅŸayacagınız evi kurar. Öyle ise onu akıllıca kurun. Unutmayın.. Paraya ihtiyacınız yokmuÅŸ gibi çalışın. Hiç incinmemiÅŸ gibi sevin… Kimse izlemiyormuÅŸ gibi dansedin… Ve lütfen, bu sözleri bir arkadaşınıza iletin… Ben ilettim…

Gelecegini Biliyordum

Yazar admin tarih Oca 7th, 2009

Savaşın en kanlı günlerinden biri..

Asker, en iyi arkadaşının biraz ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar.

Asker teÄŸmene koÅŸtu ve
“TeÄŸmenim, fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?..”
Delirdin mi der gibi baktı teÄŸmen…
“Gitmeye deÄŸer mi?. Arkadaşın delik deÅŸik olmuÅŸ… Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın.”
Asker ısrar etti ve teğmen
“Peki ” dedi. “Git o zaman…”

İnanılması güç bir mucize…

Asker o korkunç ateÅŸ yaÄŸmuru altında arkadaşına ulaÅŸtı. Onu sırtına aldı ve koÅŸa koÅŸa döndü…
Birlikte siperin içine yuvarlandılar. TeÄŸmen kanlar içindeki askeri muayene etti…

Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü:
“Sana deÄŸmez, hayatını tehlikeye atmana deÄŸmez demiÅŸtim. Bu zaten ölmüş…”
“DeÄŸdi teÄŸmenim” dedi asker…
“Nasıl deÄŸdi?” dedi teÄŸmen…
“Bu adam ölmüş görmüyor musun?..”
“Yine de deÄŸdi komutanım. Çünkü yanına ulaÅŸtığımda henüz saÄŸdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için.”

Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:

” Jim!.. GeleceÄŸini biliyordum!..” demiÅŸti arkadaşı, “GELECEĞİNİ BİLİYORDUM…”

Orda Bahar Geldi mi Bilmem Ama

Yazar admin tarih Oca 7th, 2009

Birgün kasabamızın küçük patikasından yukarıya doğru tırmanıyordum. Yanıma solgun yüzlü, on-onbir yaşlarında küçük bir çocuk geldi ve bana:

_Abla, size birÅŸey sormak istiyorum, izin verir misiniz?.. dedi… Ben de ona gülümseyerek:

_Tabi sorabilirsin!.. dedim. Gözleri bir anda pırıl pırıl oldu ve:

_Ben.., şeyy, cennete bir mektup göndermek istiyorum!.. Bana bunu nasıl yapabileceğimi söyleyecek kimsem yok.. Acaba siz bana yardımcı olabilir misiniz?

Çok ÅŸaşırmıştım… Öyle ümit dolu, öyle yalvaran gözlerle bakıyordu ki…Ardından devam etti:

_Bana yardım ederseniz size anneme yazdığım bu mektubu

okuyabilirim… Tabi eÄŸer bunu isterseniz!..

Gözlerim dolmuÅŸtu… Bir an duraksadım ve:

_Belki de sana yardım edebilirim küçük. dedim. Dudaklarında öyle bir gülümseme belirdi ki hala aklımda…

_Çok teÅŸekkür ederim, gerçekten çok teÅŸekkür ederim… Emin olun size büyüdüğümde mutlaka bu iyiliÄŸinizin karşılığını ödeyeceÄŸim…

_Hayır küçük, benim için hiçbir ÅŸey yapmana gerek yok… Sadece annenin mezarının nerede olduÄŸunu söyle bana, bu yeterli!..

_Aaa, evet tabi kiii!.. Ama önce size mektubu okumak istiyorum.. Bunu istiyor musunuz?

_Sen bilirsin, bu özel bir ÅŸey olmalı…

_Evet çok özel ama size okumak istiyorum…

_Peki öyleyse.. dedim ve yürümeye başladık. Ardından da mektubu okumaya başladı:

Hani, bir zaman bacağını kırdığım için,
Çok kızdığın küçük bir masam vardı…
Onu tamir etmek için çok uÄŸraÅŸmıştın hani…
Åžimdi o kırık masa benim tek arkadaşım…
Şimdi ağlamakla geçiriyorum günlerimi
O kırık masanın başında…
Bir de pencerem var tabi…
Aa, o da ne penceremin önüne
Küçük, küçücük, zavallı bir güvercin kondu…
Kim bilir kime ait…
Kim bilir annesi nerden…
Ben de ona benziyorum bir parça…
Onun gibi zavallı, yapayalnız…
Ama bu güvercin bence bir şeyleri işaret ediyor
Yoksa, yoksa bahar mı geliyor!..
Aman Allah ım…
Yoksa, kışın o soğuk o karanlık günleri bitiyor mu?..
Lütfen, lütfen izin ver bana..
Bir kaç dakika dışarıya çıkayım…
Evet, evet bu masadan kalkmalı ve..
Ve dışarıya çıkmalıyım…

Åžimdi geldim anneciÄŸim..
Seni beklettiÄŸim,
Birkaç dakika da olsa mektubu geciktirdiğim için
Çok özür dilerim!..
Bu birkaç dakikada ne çok ÅŸey gördüm bir bilsen…
Bir bilsen anneciÄŸim,
O kuş cıvıltıları,
O yumuşacık güneş ışınları
Ve hiçbir zaman bana arkadaşlık etmemiş olan
Hayalimdeki sevgili arkadaşlarımın kahkahaları ile,
Sen gittiÄŸinden beri
Benden nefret eden babamın bakışları,
O kadar farklı ki birbirinden..
Hayat bu mu anneciÄŸim..
Hayat baharda kış yaÅŸamak mı her zaman…
Hani, bana kardeşlik, mutluluk hikayeleri anlatırdın,
Hani hep bahardan, onun güzelliklerinden bahsederdin!…
Çiçeklerden…
Yemyeşil çimenlerden
Ve onların üzerinde zıp zıp zıplayan
Bembeyaz tüylü keçilerden…
Sen gittiÄŸinden beri
Bunları anlatan kimse yok bana…
Aslında kimsenin,
Anlatacağı hiçbir ÅŸey yok!…
Halbuki benim o kadar çok var ki!…
Ama kime, nasıl anlatırım?..
Nasıl paylaşırım şu küçücük kalbime sığmayan
Kocaman sevgiyi…
Nasıl paylaşırım senin sevgini…
Hem, kim dinler kii beni…
Kim umursar…
Şimdi yanımda olsaydın
Ki herhalde yanımdasındır!
Herhalde bu güzel bahar gününde
Benim bu karanlık odada
Bu kırık masanın başında
Yalnız başıma oturmama
Asla izin vermez
“Hadi birlikte dolaÅŸmaya çıkalım” derdin
Ben sevinçle boynuna sarılır
Öpücüklere boÄŸardım seni…
Sonra birlikte küçük tepemize tırmanır,
Orada ıslak çimenlerin üstüne otururduk..
Başımızı gökyüzüne kaldırır
O sonsuz maviliÄŸi seyre dalardık…
Senin dizine koyardım başımı sonra…
Ama sen yoksun kii…
Belki birlikte en mutlu olacağımız zamanlarda
Beni bırakıp gittin..
Yoksa orada burda olduğundan daha fazla mı mutlusun?..
Orda bahar geldi mi bilmem ama…
Burda bahar geldi…
Kimi canlılar yaşamına başladı yeniden,
Rengarenk çiçekler açtı,
Tabiat hayata döndü anneciğim,
Kış günlerinin bitişi
Yeniden hayata döndürdü onları..
Sen kışın bittiğinin farkında değil misin yoksa?
Kış bitti anneciğim,
Sen niye hala hayata dönmüyorsun?..
Orda mevsim hep bahar mı yoksa…
Kış geldiğinde burda solacağından mı korkuyorsun?..
Yoksa, yoksa bıktın mı bahardan?..
Yoksa orda hiç mi bahar gelmiyor?..
Özledin mi?..
Öyleyse buraya gel…
Yeniden mutlu olalım…
Seninle birlikte hayata yeniden başlayalım..
Korkuyor musun yoksa?..
Orda bahar geldi mi bilmem ama…
Burda çoktan geldi ve SENİ BEKLİYOR!…

Mektubu bitirdiğinde annesinin mezarına ulaşmıştık. Gözlerimdeki yaşları göstermemek için arkamı döndüm. Ağladığımı anlamış olacak ki:

_Özür dilerim, böyle olacağını bilseydim okumazdım. Sizi üzdüğüm için affedin beni…

_Ben önemli değilim küçük, şimdi bunun hiç önemi yok!..

Ve devam ettik yürümeye… Annesini isminin yazılı olduÄŸu mezar taşını gördüğünde, hıçkırıklara boÄŸuldu… O güne kadar hiç böyle içten aÄŸlayan birini görmemiÅŸtim.. Onun bu halini gördüğümde ben de dayanamadım ve aÄŸlamaya baÅŸladım… Sonra onu annesiyle baÅŸ baÅŸa bıraktım.. AÄŸlamayı bırakmış, gözlerini hiç ayırmadan mezar taşını izlemeye koyulmuÅŸtu… Her tarafta bir ölüm sessizliÄŸi vardı. Sanki az önce cıvıl cıvıl olan doÄŸa birden bire sus pus olmuÅŸtu.. Birazdan elindeki yeÅŸil zarfı toprağın üzerine bıraktı ve yanıma geldi… Gülümsemeye çalışarak:

_Mutlu olmalısın, sen cennete mektup gönderen ilk insansın!.. dedim. O da gülümsemeye çalışarak:

_İsterseniz bu oyuna devam etmeyelim.. dedi.. Çok şaşırdım ve:

_Nasıl yani, ne demek istiyorsun sen küçük? dedim.

_Cennete asla mektup gönderilemeyeceÄŸini biliyorum aslında ben…….

O an ÅŸoka uÄŸradım, yere eÄŸildim ve çocuÄŸa sıkıca sarıldım… Sonra elinden tuttum ve geldiÄŸimiz yoldan ikimiz de tek kelime konuÅŸmadan geri döndük.. O günden sonra bir kaç kez daha karşılaÅŸtım çocukla ama ikimiz de nedense hep yere baktık ve hiç konuÅŸmadık..

Bir ay sonra çocuğun yağmurda fazlaca ıslanıp zatürree olduğunu öğrendim. Evlerini buldum ama gittiğimde onu son kez görebilmek için çok geç kalmıştım.. Çocuğun o günkü gözyaşları geldi aklıma ve onun için sevindim. Çünkü şimdi bir zaman mektup gönderdiği cennette, annesiyle birlikte.. Mevsim de BAHAR!..

Hayattan Gerçek Bir Kesit

Yazar admin tarih Oca 7th, 2009

Onu ilk defa oturduÄŸumuz yerde,fırına bakkala alışveriÅŸe geldiÄŸinde görmüştüm.Ve sonra bindiÄŸmiz belediye otobüsünde hemde tam arkasında oturuyodum ve yolculuk boyunca ona bakmaktan kendimi alamamıştım,kalbim kıpır kıpırdı.neyse sonra böyle duygular içindeyken üniversite bitmiÅŸ,askerlik baÅŸlamıştı.Tam 16 ay sonra askerliÄŸim bittikten sonra bulunduÄŸum yerde iÅŸyeri açmaya karar vermiÅŸtim.tesadüf bu ya birde baktım iÅŸyerime çıkıp geldiler yanında en yakın arkadaşı vardı.bilgisayar kursuna gidiyolardı ve pratik yapmak için benim netcafeye gelmiÅŸlerdi.bilgisayar başındayken onunla ben ilgilenmiÅŸtim onaben yardımcı oluyordum.Günler geçtikçe cafeye gelmeleri sıklaÅŸmıştı ve her geldiÄŸinde benim ona yardımcı olmamı istiyordu.bende ona her geldiÄŸinde kivi ikram ederdim bu onun çok hoÅŸuna giderdi.günler ilerledikçe sabahları bakkala alışveriÅŸe gelirken bana uÄŸramadan geçmezdi.tabi bende onun yolunu dört gözle bekliyordum.ilk defa birine karşı böyle duygular içindeydim ve bunu bir türlü ona söyleyemiyordum.neyse birgün yine cafede olduÄŸu bigün sana bir yerlerde bir kivi ısmarlayayım dedim bütün cesaretimle,tabiki neden olmasın dedi.neyse sonra o ilk buluÅŸmamızda aslında beni askerden önce durakta gördüğünü özellikle gözlerimi çok beÄŸendiÄŸni söylediÄŸinde çok mutlu olmuÅŸtum.içimden bu benim kaderim diye geçiriyodum………ama ona duygularımı açık bi ÅŸekilde ifade edemiyordum..10-15 günlük bir aradan sonra birgün telefonda onunla tartışmıştık ve telefonu yüzüme kapatmıştı ve ben çok üzülmüştüm.saatler sonra ondan bi mesaj aldım hemde nasıl bir mesaj!!!SENİ SEVİYORUM..SENİ SEVİYORUM…SENİ ÇOK SEVİYORUM…,evet aynen böyleydi.ve bende ona aynı ÅŸekilde karşılık vermiÅŸtim ve evet hayatımda ilk kez birine SENİ SEVİYORUM demiÅŸtim,benim için anlamlı anlatamadığım kadar büyük olan o kelimeleri ilk defa biri için kulllanmıştım…rüyada gibiydim,çok mutluydum onu çok ama çok seviyodum..bana olan ilgisi üzerime titremesi,daha önce yaÅŸamadığım ve görmediÄŸim ÅŸeyleri yaşıyodum.Yanında iken o kadar mutluydumki anlatamam,oda çok mutlu olduÄŸunu ve beni çok ama çok sevdiÄŸni her seferinde söylüyordu.o kelimeleri çok fazla kullanıyordu,onun mutlu olduÄŸunu görmek beni daha çok mutlu ediyodu..o kadar güzel bir beraberliÄŸimiz vardıki ben artık hayatımın insanını bulduÄŸumu ve artık onula bir ömür yaÅŸayacağımızı düşünüyodum.
herÅŸey böyle güzl giderken ne olduysa aÅŸkım heÅŸeyim deÄŸiÅŸmeye baÅŸlamıştı,sürekli kaprisler yapmaya kavga etmek için bahaneler bulmaya baÅŸlamıştı ve ben tabiki her seferinde onu üzmemek için herÅŸeyi haklıda olsam alttan almaya çalışıyodum..ama inanın bu benim pasifliÄŸimden deÄŸil sadece onu herÅŸeyden çok sevdiÄŸim için üzülmesini tek damla gözyaşı dökmesine dayanamadığım için yapıyodum.bir yıla yakın bir zaman sonunda evlilik planları yapmaya baÅŸladığımız bir dönemde beni hayata küstüren ÅŸeyi yaptı ve benden ayrılmak istediÄŸni söyledi hemde kısa bir telefon görüşmesinde:(((inanamıyordum buna sevdiÄŸim insana neler olmuÅŸtu sanki o gitmiÅŸ yerine bir baÅŸkası gelmiÅŸti onu böyle deÄŸiÅŸtiren ÅŸeyin ne olduÄŸunu bilmiyordum,bana ailesiyle sorunları olduÄŸunu ve onu bana vermeyeceklerni söylemiÅŸti..ki bana daha önce ne olursa olsun herÅŸeye raÄŸmen beni bırakmayacağına dair defalarca söz vermiÅŸti,bu kadar çabuk pes edemezdi.mücadele etmemesi beni yıkmıştı ve ben onu o kadar iyi tanıyordumki o istedikten sonra ailesine bunu nkabul ettirebilirdi ama yapmadı..bende yaptığı ÅŸeyi kabül edemedim hazmedemedim.ve sonra onu hiçbir ÅŸekilde aramadım çok sevememe herÅŸeyden çok sevmemem raÄŸmen,elim defalarca telefona gitti ama bir türlü yapamadım zaten oda yapmadı.Bu olay beni çok yıpratmıştı bir türlü kendimi toparlayamıyordum,daha önce yapmadığım ÅŸeyleri yapıyodum insanların kalbini kırıyodum istemeden,yiyemiyodum içemiyordum,uyuyamıyordum….sanki dünyayla iliÅŸkimi kesmiÅŸ Azrailin gelip beni almasını bekliyodum inanın beni çok etkilemiÅŸti..aÅŸkı bulmuÅŸken ilk defa sevgiliyi bulmuÅŸken ilk defa doyamadan terkedilmiÅŸtim…bunu bir türlü hazmedemiyorum hala…neyse uzun bir zamandan sonra çevremin telkinleriyle arkadaÅŸlarımın yardımlarıyla kendimi biraz buldum ama hala kimseyi sevemiyorum…ve inanın hala onu ÇOK SEVİYORUM..belki yaptıklarından sonra hala onu nasıl seviyorsun diyebilirsiniz.ama elimde deÄŸil seviyorummmm.aÅŸkı yaÅŸadığım için kendimi ÅŸanslı hissediyorum AÅžK ACI VERSEDE…

Gece Ve Gündüz

Yazar admin tarih Oca 7th, 2009

Bir bilge kiÅŸi, çölde ögrencileriyle otururken demiÅŸ ki; ”Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz? Tam olarak ne zaman karanlık baÅŸlar, ne zaman ortalık aydınlanır?”
Ögrencilerden biri;” Uzaktaki sürüye bakarım,” demiÅŸ, ”koyunu keçiden ayıramadıgım zaman akÅŸam olmuÅŸ demektir.”
BaÅŸka bir ögrenci söz almış ve ”Hocam” demiÅŸ, ”İncir agacını, zeytin agacından ayırdıgım zaman, anlarım ki sabah baÅŸlamıştır.”
Bilge kiÅŸi, uzun süre susmuÅŸ. Ögrenciler meraklanmışlar ve ”Siz ne düşünüyorsunuz hocam?” diye sormuÅŸlar.
Bilge kişi şöyle demiş;
”Yürürken karşıma bir kadın çıktıgında, güzel mi çirkin mi, siyah mı beyaz mı diye ayırmadan ona ”bacım” diyebildigimde ve yine yürürken önüme çıkan erkegi, zengin mi yoksul mu diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan, kardeÅŸim sayabildigimde anlarım ki; sabah olmuÅŸtur, aydınlık baÅŸlamıştır…”

« Önceki - Sonraki »

Sevdadan SOhbet Sesli

Sesli Chat Sohbet Muhabbet Seslisohbet seslichat

Yazili Chat Sohbet Mirc


MircYukle Mircindir Mirc mRc

Sponsor Baglantilar

Sitemizde Kimler Online

  • 0 Uye.
  • 18 Misafir.

Nicknizi Yazip:

sohbet fikralar saglik hikayeler antakya msn oyun game chat sevgiden odev mirc sevdadan sevda hikayeler oyunlar Turk Chat Spor oyun SOHBET